Olanı Sev, Olmayanı İste.
“Olanı Sev, Olmayanı İste” Bugün yolculuğumuza rehberlik edecek efsunlu cümleyi kulağınıza fısıldamak istedim: “Olanı sev, olmayanı iste.” Bu kısa ama
“Olanı Sev, Olmayanı İste” Bugün yolculuğumuza rehberlik edecek efsunlu cümleyi kulağınıza fısıldamak istedim: “Olanı sev, olmayanı iste.” Bu kısa ama
Zoraki de olsa bu metaforu anlamaya itilmek, bazen doğru olanı kabullenmeye benzer. Olması gerekeni görmek, kötünün iyisini bir şans olarak
Hayat… Yazdım, yazdım, sildim. Sildim, sildim, tekrar yazdım. Meramımı anlatmaya bir lisan, bir insan bulamadım. Durdum, dinlendim; oysa yorulmuş da
“Belirsizlik, düşüncelerin tümörüdür.” Hayatımızdaki belirginleşmemiş her durum, huzursuzluğun lambasını yakar. Belirsizlik ve araf, ruhtaki kıvranışı tetiklediği gibi sükûnetten de gittikçe
İnsan, bilmediğinin düşmanı; bildiğinin ise yabancısıdır. Peki, bilmek anlamakla eşdeğer midir? Bilmenin bir yükümlülüğü var mıdır? Anlamak bilmekle kardeşse, neden
Bir gülüşün ardında sayısız kırgınlık, kırk yıllık dostluğun içinde nice ihanetler, bir yalanın ise yıllara bedel ağırlıklar taşıdığını öğrenmek, bu
İnsanlık, kendi içinde bir labirent gibi kaybolmuş, her bir koridorda başka bir çelişkiyle yüzleşiyor. Bir yanda dünyayı kurtarmak için çırpınan
Su ikramında bulunduğumuzda bardağın altından tutup hafifçe de eğilip ikram etmek nezaket, bardağın altına tabak koyup ikram etmek letafet, tabağın