Unutmak
ir gün derste öğrencilerimle “unutmak” fiili üzerine sohbet açıldı. Herkes fikrini söyledi ama içlerinden birinin ifadesi çok dikkatimi çekti: “Öğretmenim,
ir gün derste öğrencilerimle “unutmak” fiili üzerine sohbet açıldı. Herkes fikrini söyledi ama içlerinden birinin ifadesi çok dikkatimi çekti: “Öğretmenim,
İlgi, bilgi, sevgi; üç efsunlu kelime. Bu kavramları bir sıralamaya sokmak zor olsa da önce ilgiden başlamak anlamlı olabilir. İlgi,
Sevgin ne kadar büyükse, sadakatin de o denli kuvvetli ve sağlamdır…
Zahire aldanma, Batını bilemezsin, Hislerdir yol gösteren, bu sırra eremezsin…
Kınanmamış gerçekler, Sınanmamış sevgiler, Hayal kırıklığına uğramamış hayaller, Boşa çıkmamış güvenler, Umuda dökülmüş yalan tozları. Bir değil bir çok kez
Bir baba, kızıyla sohbet ederken, kızı “Seni anlıyorum baba,” dedi. Babanın cevabı beni derinden etkiledi: “Ben senin yaşını yaşadım, güzel
Gün batımını izlerken, bir günü uğurlamanın, Ayrılığın hüznü gelir aklıma. Ne kadar üzülsen de batışa engel olamazsın. Güneşi kementle yakalayıp
Gece, uykuyu hançerler anılar, Böğrüne böğrüne saplanır. Anılar, geceye düşman gibi, Hücum mangasında bekler. Rüyayı darmadağın etmek için, Yine saldırdı,